Kayra şarapları ile Elazığ

İzmir’deki Avrupa şarap yazarları konferansı devamında pazar sabahı Kayra şaraplarının misafiri olarak  Elazığ’a uçuyoruz. Şaraba dair doğuya ilk gezim olduğu için heyecan tavan! Ekipteki tek Türk ve en genç şarap yazarıyım. Bu ekipte kimler yok ki; Ünlü ingiliz masters of wine  Tim Atkin, ödüllü şarap yazarı Charles Metcalfe, Kayra Şarap Üretim Danışmanı Önolog Daniel O’Donnell ve dahası. 

Dün geceki galadan sonra sadece 3 saat uyumuş olduğum için uçuşa dair hiçbir şey hatılamıyorum. Elazığ’a uçuşumuz ve yaptığımız gezi ile ilgili o kadar başarılı bir organizasyon yapılmış ki, hiçbir aksilik yada eksik söz konusu olmuyor. Tarihi gezi ile başlamak üzere havaalanından Harput’a, Meryem Ana Süryani kilisesine gidiyoruz. Dev bir kayanın içine gömülü dünyanın en eski kiliselerinden biri olan bu yapı olağanüstü. Yıllarca opera söylemiş Charles Metcalfe mekanın akustiğine hayran kalıp arya seslendiriyor ve ardından birkaç yere daha uğrayıp otele gidiyoruz. Akşam özel olarak hazırlanmış menü ile Kayra şaraplarının uyumuna hepimiz mestiz. Sıra geesesinde hüzünlü türkülerde alkışla ritim tutmaya çalışan bir grup dolusu yabancının içinde tek Türk’üm. Türkünün (gezme ceylan bu dağlarda seni avlarlar…) anlamını soranlara, her ne kadar İnglizce’ye çevirmeye çalıştıysam da duygu aktarımını yeterince sağlayamadım sanırım ki türküde tek gözü yaşlı yine benim. Sıra gecesinin ardından öyle bir baklava geliyor ki baklava sevmediğim halde tabakta kırıntı bile bırakmıyorum. Gecenin son tadımı Anadolu’nun yöresel peynirleri ile ‘Kayra Madre’ likör şarabı oluyor. Öküzgözü ve boğazkere üzümlerinden elde edilen ve Portekiz Madeira şaraplarıyla aynı metodla üretilmiş bu likör şarabı enfes. Tatlı tonları ile yemeği sonlandırmak için harika bir alternatif. Bu şarap ile gecemiz sona eriyor.

İkinci günkü Elazığ maratonu ile devam edeceğim…

On Sunday morning, we started our trip to Elazig. I was with wonderful people from EWBC like Tim Atkin, Charles Metcalfe, Brett Jones and more. We arrived to Elazığ and we directly went to visit the historical area with the Harput castle. We also went to Süryani Church which is one of the oldest church in the world. It is hidden inside of a cave and still looks amazing. After that, we visited the local bazaar. I bought some spices and traditional cheese. When we arrived to the hotel, we just had 2 hours to rest and get ready for the special dinner. Traditional recipes and their wonderful match with Kayra wines were perfect! Musicians played for us traditionnal songs that are usually sung during nights called ‘sıra gecesi’ in Turkish, and it was a big pleasure. After the dinner, all the participants were really amazed but also very tired and everyone went to get rest before the second day which was going to be full of wine…

 

Leave a Reply